Kastamonu’da 2 otomobil çarpıştı: 2 ölü, 5 yaralı

Kastamonu’da, iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi öldü, 5 kişi yaralandı.

Kaza, saat 21.00 sıralarında Kastamonu ile Devrekani İlçesi arasındaki yolda meydana geldi. Kastamonu yönüne giden 68 yaşındaki Mahir Gül yönetimindeki 06 FT 6160 plakalı otomobil, karşıdan gelen Serhat Kırmızı’nın kullandığı 37 DE 397 plakalı otomobil ile kafa kafaya çarpıştı.

Sürücüler Mahir Gül ve Serhat Kırmızı ile Satiye Gül, Ali Osman Yüksel, Duygu Şahin, Yeşim Sinan ve Saniye Emiroğlu yaralandı. Ambulanslarla Devrekani Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan sürücü Mahir Gül ve yanında bulunan 60 yaşındaki Saniye Emiroğlu, yapılan müdahaleye rağmen hayatlarını kaybetti. 5 yaralının tedavisinin devam ettiği kazayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

Kaynak : DHA

ABD’den Rusya’ya karşı insansız denizaltısavar!

ABD; Rusya ve Çin’in nükleer denizaltılarına karşılık, insansız denizaltısavar geliştirdi!

İleriye dönük projeler üreten ABD Savunma Bakanlığı’na bağlı Defansif İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA), üzerinde çalıştıkları yeni projeyi duyurdu. Geçtiğimiz günlerde dünyanın en hızlı arama-kurtarma drone’unu gün yüzüne çıkaran DARPA, bu kez yeni nesil denizaltısı ile karşımızda.

DARPA direktörü Dr. Arati Prabhakar, katıldığı bir medya konferansında 7 Nisan’da 40 metre uzunluğundaki yeni nesil denizaltıyı tanıtacaklarını açıkladı. Bu denizaltıyı diğerlerinden ayıran en büyük özelliği ise şüphesiz insansız olması.

Bildiğimiz gibi normal yani insanlı denizaltı araçlarda çok sayıda mürettebat yer alıyor. Örneğin 1953’te batan Türk Donanması’na ait Dumlupınar denizaltısında 86 kişi bulunuyordu.

ACTUV (The Anti-Submarine Warfare Continuous Trail Unmanned Vessel > Sürekli Takip Halindeki İnsansız Savaş Denizaltısavar) isimli araç, isminden de anlaşıldığı gibi denizaltı savaşı için tasarlanmış. Tehdit oluşturan düşman denizaltıları savurmanın elbette birçok yolu var. Bu aracın insansız olması elbette çok daha güvenli. Zira olası bir kazada veya saldırıda denizaltı mürettebatının kurtulma ihtimali çok zayıf.

18 AY ÇALIŞABİLEN UZUN MENZİLLİ DENİZALTI

ACTUV’un tek görevi denizaltı güvenliğini sağlamak değil tabii ki. Aracın diğer gemilere envanter taşımak, lojistik hizmeti sağlamak ve denizaltı mayınlarını keşfetmek gibi farklı özellikleri de bulunuyor.

Özetle deniz kurallarına göre güvenliği sağlayan insansız bir araç oluşturmayı hedefleyen DARPA, Nisan ayındaki tanıtımdan sonra 18 ay çalışabilen uzun menzilli denizaltı çalışmalarına başlayacak.

Kaynak : yenişafak

TIR’ın çarptığı kamyonet sürücüsü öğretmen öldü

Aydın’da TIR’ın çarptığı kamyonetin şöförü 63 yaşındaki emekli öğretmen Nuri Güngör hastaneye götürüldüğü sırada hayatını kaybetti.

Kaza, Aydın’ın Efeler İlçesi Kardeşköy Mahallesi’nde saat 18.30 sıralarında meydana geldi. Efeler’den İncirliova yönüne doğru seyir halindeki Şahin Baz’ın (35) kullandığı 09 AG 825 plakalı TIR, aynı yöne giden Nuri Güngör (63) yönetimindeki 09 DJ 490 plakalı kamyonetle kavşağa girmek için şerit değiştirdiği sırada çarpıştı.

Kazada TIR şöförü Şahin Baz hafif yaralandı. Emekli öğretmen olduğu öğrenilen Güngör aracının içinde sıkıştı. Kazayı görenler durumu itfaiye, sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri kamyonet şöförünü sıkıştığı yerden çıkardı. Nuri Güngör sağlık ekipleri tarafından ambulunsla hastanaye götürüldüğü sırada yolda hayatını kaybetti.

Evli ve iki çocuk babası olan Güngör’ün 20 yaşındaki oğlu Alpaslan Güngör’ünde 7 yıl önce motosiklet kazası sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

ABD dört adet avcı uçağı gönderiyor

ABD, Güney Kore Hava Kuvvetlerine dört F-22 raptor avcı uçağı gönderecek.

Güney Kore resmi haber ajansı Yonhap, ABD Savunma Bakanlığından adının açıklanmasını istemeyen bir yetkiliye dayandırarak verdiği haberinde, uçakların yarın Güney Kore’de olacağını duyurdu.

Haberde, ABD’nin göndereceği F-22 raptor uçağı sayısının dört olacağı ve bunların Güney Kore Hava Kuvvetlerinde kullanılacağı belirtildi.

Öte yandan, Güney Kore ve ABD’nin gelecek ay ortak tatbikat yapması planlanıyor. Tatbikata ABD Savunma Bakanlığına ait USS John C. Stennis uçak gemisinin de katılması bekleniyor.

F-22 raptor, ABD’nin stratejik öneme sahip savunma avcı uçakları arasında yer alıyor. Radar sistemleriyle belirlenemeyen F-22 uçaklarının altı füzeyi taşıma ve fırlatma kapasitesinde olduğu biliniyor.

Kuzey Kore’nin 6 Ocak’ta hidrojen bombası denediğini iddia etmesinin ardından bölgede gerginlik tırmanmıştı. Güney Kore Savunma Bakanlığı, Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunması (THAAD) olarak bilinen ABD füze savunma sisteminin ülkesinde mevzilenmesi tavsiyesinde bulunmuştu. Güney Kore’nin THAAD sistemlerinin yerleştirilmesi konusunda ABD ile görüşme yapacağını açıklamasının ardından Çin ve Rusya, gelişmelerden duydukları endişeyi dile getirmişlerdi.

Cinnet getirdi, ailesini rehin aldı

Çorum’un Boğazkale ilçesinde cinnet getiren bir kişi, ailesini evinde rehin aldı.

Edinilen bilgiye göre, psikolojik sorunları olduğu iddia edilen Murat C. (38), saat 13.00 civarında cinnet getirerek Hattuşa Mahallesi Menderes Sokak No: 20’de bulunan evine benzin döküp, ailesini dışarı çıkartmadı. Ailenin evde rehin olduğunu gören komşuları polisi arayarak yardım istedi.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık görevlisi sevk edildi. Evde annesi, eşi ve 3 çocuğu bulunan Murat C.’yi ikna etmek için polislerin çabası yeterli olmayınca bu kez olay yerine Boğazkale Kaymakamı Osman Aydoğan geldi. Kaymakam Aydoğan ve polislerin uzun süren uğraşları da sonuç vermeyince Murat C.’yi ikna etmesi için Çorum’dan bir ekip çağrılarak, yakınlarına haber verildi.

Bir süre sonra olay yerine gelen dünürü Emine K., konuşarak Murat C.’yi ikna etti. Yaklaşık 5 saat süren gergin bekleyiş son bulurken, evde bulunanlar olay yerine gelen ambulanslarla Boğazkale Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Bir süredir işsiz olduğu öğrenilen Murat C.’ye Kaymakam Osman Aydoğan yardımcı olma sözü verdi.

Mahalle Muhtarı Adem Uluzman, “Murat C. evine benzin dökerek ailesini rehin almış. Bilgimiz olur olmaz olay yerine geldik. Gerekli yerlere ulaştık. Kaymakam bey geldi. İkna etmek için uzun süre uğraştık ama sonuç alamadık. Sungurlu’da yaşayan dünürü gelerek ikna etti. Zaman zaman rahatsızlanıyordu. Bu zamanlarda gerekli tedavilerini yaptırıyorduk. Neden böyle bir işe kalkıştı anlamış değiliz. Bizim için tek sevindirici nokta herhangi bir can kaybının olmayışıdır” dedi.

Dilendirilen Çocukların Rehabilite Edilmesi Şart

Günümüzde bazı çocukları, gerek aile baskısı nedeni ile gerekse mecbur kaldıklarından dolayı ya zor şartlar altında çalıştırılırken ya da dilenirken görüyoruz. Peki bu durum nasıl ortaya çıkıyor ve ne gibi durumlara yol açıyor? Bu konu ve daha fazlası ilgili haberimizde…

 

Bazı çocuklar evde anne ve babalarından görmüş oldukları şiddetten ve baskıdan dolayı, ailesinin bulunduğu evi terkederek kaçıyor. Ailesinin de çok ilgisinin bulunmaması durumunda bu çocuklar, bazı çetelerin ellerine düşerek onların istekleri yönünde haraket etmeye başlayabiliyorlar. Bu gerek zor şartlar altında çalışmak oluyor, gerekse dilendirilmek oluyor. Bu duruma çetenin eline düşmeden, çocuğun kendi ailesi tarafından uygulanan baskı ile de gerçekleşebiliyor. Tahmin edersiniz ki, bu şekilde yaşamak zorunda kalan çocuklar için aile kavramı diye bir şey olmadığından koca hayatta yalnız olmaları kaçınılmaz oluyor. Bu durumda çocukta, ne güven duygusu kalıyor ne de sevgi duygusu var olabiliyor.

Zorla çalıştırılan ya da dilendirilen çocukların, şiddete maruz kaldıklarından dolayı şiddete eğilimleri yüksek oluyor. Sokakta yaşadıkları için ise birçok hastalığa da yakalanabiliyorlar. Toplum tarafından dışlanmaya maruz kalan bi çocukların, nefret duygulari ön plana çıkıyor ve bu durum madde bağımlılığına kadar gidebiliyor.

Bu saydığımız durumların karşısında bu çocuklarda kişilik bozuklukları meydana çıkıyor. Bu durum ise hem ülke için hem de diğer vatandaşlar için tehlike oluşturabiliyor. Bu yüzden bu çocukların tespit edilip, rehabilite edilmesi gerekiyor.

 

Artık Velilerde Karne Alacak

Bir öğrencinin okulu sevmesindeki önemli bir faktör olarak öğretmen ve okuldaki arkadaşları söylenirken diğer bir önemli faktör ise aile kavramıdır. Peki bir öğrencinin okulu sevebilmesi ve başarılı olma isteğinin artması için veliler onlara karşı nasıl bir tavır sergilemelidir? Bu ve buna benzer birçok soruya cevap bulmanız adına bu haberi yazmış bulunuyoruz.

Günümüzde birçok çocuk ailesi ile eğitimi hakkında pek bir şey paylaşmadan okul okuyor. Peki bu doğru bir durum mudur? Elbette hayır. Bir ailenin çocukta okuma bilinci yaratılması için önemi çok büyüktür. Bazı aileler çocuklarına okul hayatlarına destek olmak için onların ödevlerini yaptıklarını söylüyor. Bir çocuğa böyle destek olunmaz. Bu durumda çocuğun yerine getirmesi gereken sorumluluğu anne ve babası getirmiş olduğundan, çocuk bir şey öğrenemez ve kendine herhangi bir şey katamaz. Daha çok yardımcı olarak, kendi sorumluluklarını kendilerinin yerine getirmesi gerektiği onlara uygun bir dil ile anlatılmalıdır.

Aileler belirli aralıklar ile çocuğun okuluna giderek onu gözlemlemeli, öğretmenleri ile onun hakkında konuşmalı, okul aile birliği toplantılarına katılım sağlamalıdır. Bu şekilde çocuğunun okul durumu hakkında daha çok bilgi sahibi olacağından ona yardımcı olabilme şansı daha yüksek olacaktır.

Bu konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, artık velilere de karne verileceğini, bu karnenin çocuğun okuluna gelip onunla ne kadar ilgilendiği yönünde belirleneceğini belirtirken, velilerin de okullara karne vermesini uygun gördüğünü söyledi.

 

Kivinin Faydaları Çivi Gibi Geliyor

Ülkemizde Karadeniz bölgesinde yetiştirilmekte olan kivi C,E ve K vitaminleri açısından zengin bir meyve olmakla beraber Potasyum açısından da çok yararlı.

Kalp ve kas sağlığınızı korumak, cildin yaşlanmasını önlemek, bağışıklık sisteminin kendini daha iyi savunabilmesi ve en önemlisi içerdiği C vitamini sayesinde soğuk algınlığı için tam anlamıyla düşman görevi görür. Düzenli tüketildiği halde birçok kanseri önlediği ispatlanmıştır.  Astım hastaları için söylüyorum, C vitamini bakımından zengin meyveleri tüketmenin akciğer fonksiyonlarını daha iyi çalıştırdığı bilim adamları tarafından kanıtlanmıştır ve buna en etkili meyve kividir. Hastalıklardan korunmak için bir kalkan görevi gören kivide bulunan antioksidanlar bir çok hastalığa karşı vücut direncini en üst seviyede tutarlar . Sindirim sistemine de etkisi olan kivi bağırsakları çalıştırıp,  yağ yakımını arttırarak kilo vermeyi hızlandırır ve hazmı kolaylaştırır. Tansiyon hastaları için de biçare olan kivinin faydaları gerçekten saymakla bitmiyor. Gelin bir de kiviyi nasıl manavlardan seçeceğimize bakalım.

Kivi seçerken parmaklarımızla sıktığımızda sert bir şekilde hissediyor ve kiviyi sıkamıyorsak o kivi olmamış ekşi bir kivi demektir, ben almayın derim. Eğer daha yumuşak ve sıkılabilir bir kivi varsa elinizde o meyve tatlı ve olgunlaşmış bir kividir. Olgun kivilerin hem tadı güzeldir ve daha çok antioksidan içerir.
Günde 2-3 kivi tüketmek vücutta adeta çivi görevi görür. Diyeceğim o ki kivinin boyuna bakıp sakın aldanmayın etkisi oldukça büyük.

Yalçın Akdoğan Sınır Ötesinde Mültecilere Yardım Ediyoruz

Sınırın ötesinde 9 kamp var. Burada 100 bin  mülteci kalıyor ve bunların ihtiyaçları tıpkı sınır içerisinde olan diğer Suriyeli’ler gibi karşılanıyor. Bu sözler Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğana ait. Sınırdaki yeni mülteci akını hakkında bilgi veren Akdoğan, kapılarımızın ve gönlümüzün kapalı olmadığını , bugüne kadar üç milyon insana yardım eli uzattığımızı belirterek sivil savunma örgütlerimizin ve sağlık hizmetlerimizin orada olduğunu söyleyerek  mültecilere yardım ettiğimizi vurguladı.  Ülkemizde 3 milyon mülteciye açtığımız kapılar gibi onlarada hem gönüllerimizi hem kapılarımızı açıp yardımlarımızı esirgemeyeceğiz dedi. Onlar da insan kimse bu zulumü hak etmiyor. Sözleriyle bombalamaların durdurulması adına çağrışımlarda bulundu.

BİZ ENAYİ MİYİZ?

Türkiye’ye akıl vermek kolay, hem yardım etmiyor 5 kuruş para vermiyorsunuz hem de oturduğunuz yerden konuşuyorsunuz. Suriye’lileri alın insanlık için önemlidir, vicdan için önemlidir. İyi de vicdan sadece biz de mi yükümlü? Size hiç bir sorumluluk düşmüyor mu ? Siz niye kapılarınızı açmıyorsunuz? Dünya da en akıllı bi sizsiniz!

HALA BOMBALAR DÜŞÜYOR!

Orada ölenler sadece teröristler mi? Yüzde 5 i bile onlara isabet etmiyordur. Ölenler masumlar, insanlar, okullar, hastaneler bombalanıyor ve kaçan insanlar bize sığınıyor. Yeni göç dalgalarının yaşanmaması için artık birileri dur demeli. Bize kapıları kapatın diyenler önce gönüllerini açacaklar.

Yalçın Akdoğan JW Marriott Otel’de yapılan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı 2016 Mali Destek Programları Tanıtım Toplantısı’nda bu sert tepkileriyle gündeme oturdu.

Sabun Yerine Şampuan Daha Sağlıklı

Saç yapısı, rengi, uzunluğu..  Onların güzel, sağlıklı ve parlak görünmesini kim istemez değil mi? Oysa hergün uyguladığımız ve doğru bildiğimiz yanlışlar yüzünden güzelliğimizden ödün veriyoruz.

Saçlarımız dökülmesin, çabucak uzasın diye sık sık kestirmek, her gün sık sık saç yıkamak,  kullandığımız şampuanı iyice köpürtmek saçları yıpratan ve döken nedenlerin başında geliyor. Kulaktan dolma bilgilerle edindiğimiz bu davranışlar saçlarımızın mat görünmesine, yıpranmasına, kırılmasına ve en önemlisi dökülmesine neden oluyor. Peki nedir doğrusu?

Tabi ki şampuan kullanmak! Sabunun saç derimiz ve kökleri için uygun olmaması kaşıntı ve deri dökülmesine neden olabiliyor. Ha saçımız için sağlıklı olan sabunlar yok mu? var. Zeytinyağlı ve tamamen doğal ürünlerden yapılmış sabunlar saçları besler fakat ben riske girmeyin derim. Düzenli kullanım için şampuanın PH derecesi, saç telinin yapılarına göre kepeğe karşı etkili olma durumları, boyalı ya da boyasız , parlak-mat , saç dökülmesine karşı etkili , yağlı ve ya yağsız saçlar için vb. şampuanlar günümüzde isteğe göre bulunmakta. İstediğimiz her çeşidine ve her özelliğe göre şampuanlar mevcut. Bebeklerin vücutları ne kadar hassastır bilirsiniz. Onların cildinin kuru, yağlı ve ya sağlıksız olması ilerde herhangi bir deri hastalığına yakalanma riskini doğurur. Şimdi bebek şampuanları PH bakımından onların hem saçları hem de ciltleri için istenilen özelliklerde ve bebeklerin hassasiyetlerine göre çeşitlilik gösterir.

Saçlarımızın dökülmesi, kötü görünmesi kişinin ruhsal sağlığını negatif yönde etkilediği gibi iyi görünmesi ise özgüvenin tam olarak bireyde bulunması açısından önemlidir. Hem saçlarımızın hem de kendi psikolojik sağlığımız için sabun değil de şampuan kullanmak en iyisi.