İstihdam Oranı En Yüksek Olan Meslek Veterinerlik

Türkiye genelinde iş hayatına atılacak olan üniversite mezunlarının istihdamında en yüksek oranlar ile en düşük oranlara sahip olan meslekler belirtildi. Peki bu meslekler nelerdir? En yüksek ve en düşük oranlar rakamsal olarak kaç olmaktadır? Bu ve buna benzer bir takım soruların yanıtlarına ulaşmak ya da bu konuya ilişkin daha detaylı paylaşıma erişim sağlamak ise amacınız, sizin için düzenlemiş olduğumuz bu İstihdam Oranı En Yüksek Olan Meslek Veterinerlik adlı haberimizi okuyabilirsiniz.

İstihdam oranının en yüksek olduğu meslek veterinerlik olarak açıklanırken, istihdam oranının en düşük olduğu meslek ise sosyal ve kişisel hizmetler alanında olduğu açıklandı. Veterinerlik alanının istihdam oranı yüzde 81,3 gibi büyük bir oran ile ilk sıraya yerleşti. Bu veriler ile veterinerlik mesleğinin şu anda en çok ihtiyaç duyulan meslek olduğu ortaya konmuş bulunuyor. Veterinerlik mesleği, hayvanları koruma, tedavi etme, iyileştirme gibi faaliyetlerde bulunarak hayvanların sağlığı ile ilgilenmesi anlamına gelmektedir. Sosyal ve kişisel hizmetler alanının istihdam oranı ise yüzde 59,9 gibi bir oran ile en düşük oran olarak belirtildi.

2015 yılına ait verilere göre Türkiye’de 26 milyon 621 kişinin istihdamının sağlandığı belirtiliyor. İstihdam edilenler arasında ilkokul mezunları, yüksekokul ya da fakülte mezunları, ortaokul mezunları, meslek lisesi mezunları, genel lise mezunları, okuma ve yazma bilmeyen kişiler ve okuma yazma bilen fakat herhangi bir okulu bitirmiş olmayan kişiler bulunmaktadır.

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla

El ve Ayak Karıncalanmalarına Dikkat

Günlük hayatında birçok insanın el ve ayak uyuşmaları ile karşı karşıya kaldığı bilinmektedir. Fakat bu durumu ciddiye almamak doğru bir davranış değildir. Farklı nedenlere bağlı olarak birçok uyuşukluk meydana gelmektedir. Önemli olan ise bu durumlarda uyuşmanın neyden dolayı gerçekleştiğinin tespiti olmaktadır. Uzmanlae bu konuda tüm vatandaşları uyarak bir takım tavsiyelerde bulunuyor. Bu tavsiyelere ya da bu konu ile ilgili çok daha detaylı bilgiye ulaşmak istiyorsanız, sizin için yayımlamı

ş olduğumuz bu El ve Ayak Karıncalanmalarına Dikkat adlı haberimizi incelemeye devam edebilirsiniz.

Op. Dr. Soner Büyükkınacı, insanları bu konuds uyaran ilgili uzmanlardan biri olmaktadır. El ve ayak uyuşmalarına sebep olan durumların belirlenmesinin çok önemli olduğuna değinen Op. Dr. Soner Büyükkınacı, bu duruma en sebep olarak en fazla karşımıza çıkan durumun ise sinir sıkışmaları olduğunu belirtti.

Karpal tünel sendromu diye adlandırılan birincil el uyuşmasına sebep olan durumlar olarak gösterilmiştir. Bu durumun belirlenmesi için EMG testinin yapılması gereklidir. Tedavisi gerçekleştirilerek, kısa bir sürede hasta bu sorundan kurtulabilir. Diyabetin, troit dengesizliğinin, fıtığın ya da B12 vitamini yetersizliğinin de el ve ayak uyuşmasına yol açabilecek nedenler arasında olduğu belirtilmektedir.

Her hastalığın en önemli sebeplerinden birinin de sağlıksız ya da düzensiz beslenme olduğunun bilincinde olmamız gerekir. Gerekli testler yapılarak ne şekilde beslenmemiz gerektiğini öğrenip bu duruma ayak durmak her insan için çok önemlidir.

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla

Messi Torbalarından Patlayıcı

Teröristlerin Suriye sınırından Türkiye topraklarına yasal olmayan yollarla girme çabaları sürüyor. Sınır geçişi sırasında terörist bağlantısı olduğu şüphesiyle durdurulan kişilerin, jandarma kuvvetleri tarafından ifadeleri alındı ve sorgulamaları yapıldı. Yapılan sorgulama sonucunda Türkiye’ye girmek isteyen kişilerin gösterdiği yerlerde kazı yapan ekipler, Arjantinli golcü yıldız Lionel Messi’nin fotoğraflarının yer aldığı poşetler içerisinde tam 36 kilo patlayıcı madde ve 730 uzun namlulu silah mermisi ele geçirdi. Şüpheliler jandarma ekipleri tarafından tutuklandı.

Türk kuvvetleri, Suriye sınırındaki riskleri minimize etmek amacıyla hassas bir çalışma yürütüyor. Dün akşam saatlerinde PYD denetiminde bulunan Rasulayn bölesinden kaçak olarak Türkiye’ye giren bir grup tespit edildi. Bu grup, sınır hattında kendilerini bekleyen bir araçla ilçe merkezine gitmeyi hedefliyordu, ancak jandarma ekipleri durumu fark edip şüpheli aracı durdurdular ve arama yaptılar. Bu denetim sonucunda şüphelilerden birkaçının gözaltına alınması ile durum ortaya çıktı.

Araçta bulunan ve Suriye uyruklu oldukları belirlenen şahıslar, jandarma ekiplerince sorgulanmak üzere gözaltına alındı. Şüphelilerin PYD ile bağlantılarının bulunduğundan şüpheleniliyordu. Yapılan sorgulama sonucunda şüpheliler, Türkiye’ye giriş yapmadan önce üç ayrı bölgede toprağın altına patlayıcı ve mermi gömdüklerini, sonrasında ise Türkiye’ye giriş yaptıkları itiraf ettiler. Jandarma ekipleri, söz konusu bölgelere giderek kazı çalışması yaptı.

Ekipler, kazı yapılan yerlerde Arjantinli yıldız golcü Messi’nin fotoğraflarının bulunduğu poşetlerin içerisinde 36 kilo patlayıcı madde ve 730 uzun namlulu silah mermisi ele geçirildi. Şüpheliler ise jandarma ekipleri tarafından tutuklanarak adliyeye sevk edildi.

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla

Uyuşturucu Yılda 200 Bin Can Alıyor

Ülkemiz de içerisinde olmak üzere dünya üzerinde uyuşturucu kullanımı, yıllar geçtikçe artıyor ve uyuşturucu kullanım yaşı her geçen gün düşüyor. Birleşmiş Milletler’in bu konuyla ilgili yaptığı araştırmalar sonucunda elde etmiş olduğu veriler ise pek iç açıcı görünmüyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi, yaptığı araştırmalar sonucunda dünya üzerinde uyuşturucu kullanımı sebebiyle her yıl 200 bin kişinin hayatını kaybettiği verisine ulaştı.

Uyuşturucu, dünya genelinde büyük sağlık tehditleri oluşturarak insanların hayatlarını hem fiziki hem de ruhsal açıdan tehdit etmeye devam ediyor. Dünya üzerinde her yıl 200 bin kişinin uyuşturucu kullanımına bağlı olarak hayatını kaybettiğini tespit eden Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi, bununla ilgili bazı farklı verileri de açıkladı. Buna göre doğal, yarı sentetik ve sentetik şekilde sınıflandırılmak üzere 200’den fazla uyuşturucu madde çeşidi görülüyor. Tüm dünyada bu uyuşturucu maddeler arasında popüler olanları ise opiatlar, kenevir, kokain, amfetamin ve bazı psikoaktif maddeler olarak gösteriliyor. Bu maddeler fiziki zararın yanı sıra ruh sağlığına da çok önemli zararlar verebiliyor.

Verilere göre dünya üzerindeki 246 milyon kişi uyuşturucu kullanıyor. Bu rakam, her 20 kişiden birinin uyuşturucu kullandığı anlamına geliyor. Bu kullanıcılardan 27 milyonu ise uyuşturucu mağduru. BM’nin verilerine göre uyuşturucudan ölümlerin en yüksek olduğu ülkeler Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya olarak belirlendi. 2010 yılında 40 bin uyuşturucu sebebiyle ölüm ile ABD birinci sırada. ABD’den sonra 2012 yılında kaybettiği 7.408 kişi ile Rusya geliyor.

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla

Kalp Rahatsızlığında Annenin Genetiği Babanınkinden Daha Etkili

Çocuklarda karşılaşılan kalp rahatsızlıklarının nedenleri araştırıldığında annenin ve babanın genetiğinin ne kadar etkili olduğu sonuçları ortaya konuyor. Hatta ne kadar etkili olduğu oranlar ile birlikte ilgili uzmanlar tarafından açıklanıyor. Peki çocuklarda görülen kalp rahatsızlıklarında annenin genetiği ne kadar önemli? Çocuklarda görülen kalp rahatsızlıklarında babanın genetiği ne kadar önemli? Bu ve bu gibi sorulara ait olan yanıtları bulmak ya da bu konu hakkında daha çok bilgiye sahip olmak adına sizin için yayımlamış olduğumuz bu haberimizi incelemenizi öneririz.

Çocukların kalp rahatsızlıkları konusunda anne ve babanın genetiklerinin etkisi adına bilgiler veren Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Evren Semizel, babaya göre çocukların kalp rahatsızlıklarının sebepleri arasında bulunan genetik oranının annede daha fazla olduğunu belirtti. Annede kalp rahatsızlığı mevcut ise bu durumun bebeğe iletilme durumunun olasılığı yüzde 3 ile yüzde 15 arasında değişiklik gösterebilmekte olduğunu söyleyen Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Evren Semizel, babada görülen kalp rahatsızlıklarının çocuklara iletilme durumunun olasılığının ise anneye göre çok daha az olduğunu belirtti. Çocuklarda kalp rahatsızlıklarının görülmesinin sebepleri arasında önemli bir sebep olarak kabul edilen genetiğin etkisinden bahseden Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Evren Semizel, anne ve babasında kalp rahatsızlığı bulunan çocukların diğer çocuklara göre daha fazla kalp hastalıklarına yakalanma riskinin var olduğunu anlattı.

Anne ya da babanın herhangi bir kalp rahatsızlığı var ise, bu ailelerin çocuklarını bir doktor kontrolünden geçirilmeleri ve rahatsızlık durumunda önlem alınması gereklidir.

 

 

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla

İnternetten Dolandırdığı Kişilerin Şikayetleri Üzerine 32 Yıl Hapis Cezasına Çarptırıldı

İnternet üzerinden vermiş olduğu sahte ilanlar üzerinden insanları dolandıran kişi adına açılmış olan davada 32 yıl 8 ay hapis ile 22 bin 800 lira adli para cezası verilmiş bulunmaktadır. İnternet üzerinden yapılan bu dolandırıcılık hakkında daha fazla detaya ulaşmak için, sizlere bilgilendirme amacı ile hazırlamış olduğumuz bu haberi okumanızı öneriyoruz.

Son zamanlarda internet ve sosyal medya üzerinden yapılan dolandırıcılıkların çeşidi ve sayısı her geçen gün artıyor. Bu konuda çeşitli ilanlar vererek insanları dolandırdığı iddaa edilen kişi için mali boyutu 4 bin 595 lira olan, toplam 7 birbirinden ayrı dolandırıcılık olayını kapsayan bu davada, 32 yıl 8 ay hapis ile 22 bin 800 lira adli para cezası hükmüne varılmış bulunmaktadır. Bu dolandırıcılık işi ile ilgili yürütülen dava ülkemizin Erzurum ilinde gerçekleştirilmektedir.

Ülkemizde birçok kişi her gün internet ve bazı uygulamalar üzerinden birçok alışveriş gerçekleştirmektedir. Bu gerçekleştirilen alışverişlerde kişiler, satın almak istedikleri ürünün ücretini peşin ya da bir kısmını ödemiş bulunmaktadırlar. Bu şekilde olduğu halde satın aldıklarını zannettikleri ürünlerin teslim olmaması ve herhangi bir iletişimin kurulmaması halinde kişiler paniğe kapılmış bulundular. Bunun üzerine bu kişiler cumhuriyet başsavcılığına başvuruda bulunarak, bu internet üzerinden ürün satmaya vaat eden dolandırıcıyı şikayet etmiş bulunmaktadırlar.

Türkiye’nin farklı illerinden gelen 7 şikayet başvurusunun savcılık tarafından soruşturmaya alınması ile Murat Aydın adlı kişinin farklı isimler ve iletişim bilgileri kullanarak insanları dolandırdığı ortaya çıktı.

 

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla

Çocuklarınızı Güvende Hissettirmek İçin Onlara Sarılın

Sarılmak, birçok insanın bilmediği bir sihir gibi. Sarılmak, insanlar arasındaki etkileşimi arttırıyor, duygu paylaşımını çoğaltıyor ve empati duygusunun gelişmesini sağlayarak insanlar arasında güven duygusunun artmasına ve bunun sonucunda daha kaliteli ve mutlu ilişkilerin kurulmasına sebep oluyor. Özellikle ruhen yetişme çağında olan çocuklarınıza bolca sarılmanız, onların ileride sizlere ve kendilerine daha çok güvenen bireyler haline gelmesini sağlayabilir.

Çocuklara sarılmak, onların beyninde bir mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin hormonunun salgılanmasına neden olur. Fiziksel temas halinde bu hormonun beyinden salınımı arttırılır. Bu hormon, özellikle anne-çocuk ilişkisi için çok önemlidir çünkü ikisi arasındaki empatiyi çoğaltarak aralarındaki sevgi bağının çoğalmasını sağlıyor. Yani varlığınızı çocuğunuza daha iyi hissettirebilmeniz için, ona sarılın!

Üzgün olduğunu gördüğünüz çocuğunuza hemen sarılmanız, ona güven duygusu verecektir. Sevgi ile yaklaşarak ona fiziksel bir biçimde temas etmeniz, çocuğunuzun psikolojisinde olumlu etki yaratır. Erken yaşlarda sarılma ve sevgi duygusundan yoksun olarak büyüyen çocuklar, ileride kendilerine ve etrafındakilere güven problemi yaşayabilirler.

Sarılırken yaşanan fiziksel temas, deri altındaki ”Vagus” ismi verilen sinir hücrelerini uyarır ve bu sinir hücreleri de beyne, sakinleşip kan basıncını düşürmesini ve kalp atışlarını yavaşlatmasını söyleyen sinyaller gönderir. Buna göre diyebiliriz ki sarılmak, günlük hayatımızda peşimizi bırakmayan stresin de en büyük düşmanı.

Bu durum, tabii ki sadece çocuklar için geçerli değildir. Yukarıda yazdığımız durumların hepsi yetişkinler için de geçerlidir. Bizler de sevdiklerimize sarılarak daha güvenli, mutlu, huzurlu bir hayat yaşayabiliriz!

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla

Bahar Yorgunluğuna Yakalanmamak İçin Bol Su İçin

Bahar aylarının kendisini göstermesi nedeniyle mevsim geçişleri şu an en çok konuşulan konular arasında bulunmaktadır. Mevsim geçişlerine insanların uyum sağlaması için birçok uzman bazı uyarılar ve tavsiyelerde bulunuyor. Peki bu durum için insanlar nasıl önlem almalı? Mevsim geçişlerinden etkilenmemek için yapılması gerekenler nelerdir? Bu ve bunun gibi bir takım soruların cevaplarını ya da bu konuya dair daha fazla bilgiyi, sizler için yayımladığımız bu haberde bulabilirsiniz.

Son zamanlarda yaşanan değişken hava şartları göz önünde bulundurulursa insanların bahar yorgunluğuna yakalanmaları olası bir durum olarak söyleniyor. Bu zamanlarda insanlar üzerinde halsiz olma durumu, yorgunluk, stresli haller, asabi olma, dikkatsizlik, odaklanma sorunu ve uykuda yaşanan bir takım düzensizlikler söz konusu olabilmektedir. Fakat saymış olduğumuz bu durumların ortadan kalkması adına yapılması gerekenler konusunda verilen birçok tavsiye bulunmaktadır. Uzmanlar bu durumun giderilmesi adına insanların bir günde 2,5 litre su içmelerini ve düzenli spor yapamalarını tavsiye ediyor. Bu şekilde mevsim geçişlerinin insan üzerindeki olumsuz etkilerinin azalacağı yapılan açıklamalar arasında bulunuyor.

İzmir Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı olan Yrd. Doç. Dr. Ziya Ömer de, insanların mevsim geçişlerinde bol su tüketmeleri gerektiğinin önemini vurguladı. Mevsim geçişlerinden olumsuz etkilenmemek adına insanların dikkat etmesi gereken basit durumlar olduğunu savunan İzmir Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı olan Yrd. Doç. Dr. Ziya Ömer, insanların pozitif hissetmesi için bedensel ve ruhsal değişimler geçirdiği bu dönemden spor yaparak da olumlu bir şekilde etkilenebileceklerini söyledi.

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla

Su İhtiyacı Diğer İçeceklerden Ayrı Tutulmalıdır

Su tüketiminin önemi nedir? Meyve suyu, çay ya da kahve gibi içecekler suyun yerini tutabilir mi? Herkesi ilgilendiren bu konu ile ilgili bu soruların cevaplarını sizin için yayımlamış olduğumuz bu haberde bulabilirsiniz.

Her insanın vücut fonksiyonlarının düzenli bir şekilde çalışabilmesi ve insanın düzgün bir şekilde yaşamına devam edebilmesi için yeterli miktarda su tüketmesi gerekmektedir. Yeterli miktarda su tüketilmemesi durumunda birçok rahatsızlar oluşabildiği gibi hayati risk de ortaya çıkabilmektedir.

İnsanların temel ihtiyaçlarının arasındaki en önemli ihtiyaç su tüketimi olmaktadır. Fakat birçok insan bu durumu bilmesine rağmen gün içerisinde yeterli miktarın çok altında bir miktar su tüketmektedir. Hatta bazı insanlar içtikleri meyve suyu, çay ya da kahve gibi içeceklerin su ihtiyacı karşıladığını düşünmektedir. Fakat bu durum doğru olmamak ile birlikte tam tersi bu içeceklerin tüketilmesi durumunda daha fazla su ihtiyacı oluşmaktadır.

Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı olan Gizem Akgül, uzmanlara bu konuda bir takım uyarılarda bulundu. Yeterli su miktarının vücuda alınmaması durumunda insanda çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkabildiğini belirten  Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı olan Gizem Akgül, yeterli su alınıp alınmadığının idrar renginden de anlaşılabileceğini söyledi.

Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı olan Gizem Akgül, suyun yerini hiçbir içeceğin tutmadığını belirterek, insanların gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmeleri gerektiğini belirtti.

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla

Gelişen Teknolojiye Aileler Önlem Almalı

Her geçen gün hızla gelişmeye devam eden teknolojinin hayatımıza birçok olumlu ve olumsuz etkileri bulunmaktadır. Kitle iletişim araçlarının hayatımızdaki yeri oldukça büyük olmakadır. Fakat bu durumdan büyüklerin etkilenmesinden ziyade çocukların etkilenmesi ciddi olumsuzluklara sebep olabilmektedir. Çocuk Gelişim Bölümü Öğretim Görevlisi olan Pınar Talaslıoğlu bu konu ile ilgili ailelere bazı uyarılarda bulunarak tavsiyeler verdi. Bu tavsiyelere ulaşmak istiyorsanız, sizin için hazırlamış olduğumuz bu haberi okumaya devam etmenizi öneririz.

Hemen hemen her evde televizyon bulunmaktadır. Televizyonun iyi yanları olduğu gibi çok fazla kötü yanları da bulunmaktadır. Özellikle çocuklar üzerinde televizyonda ya da internette çıkan diziler, reklamlar ya da videolar birçok olumsuzluğa neden olabilmektedir. Bu olumsuzluklardan en önemlisi de şiddet olmaktadır. Ailelerin kitle iletişim araçlarında barınan şiddetin farkında olması gerekmektedir.

Çocuk Gelişim Bölümü Öğretim Görevlisi olan Pınar Talaslıoğlu, çocukların bir gün içerisinde iki saatten fazla televizyon izlememeleri gerektiğini belirtirken, kitle iletişim araçları ile çok fazla ilgili olan çocukların şiddete eğilimlerinin fazla olduğinu söyledi. Anne ve babanın da eğer ki kitle iletişim araçlarına fazla bir ilgi durumu var ise, bu duruma düzenleme getirilmeli ve çocuğa bu konuda kötü örnek olunmamalıdır.

Kitle iletişim araçlarıda şiddet kavramı olağanlaştırıldığından çocuklar şiddete eğilimli olarak yetişebiliyor. Bu durumun sonucunda ise öfke kontrolü yapmayı beceremiyor ve saldırgan olmaya devam ediyor.

Yazılı Soruları ve Cevapları İçin Tıkla

Bütün Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları İçin Tıkla